Nokta Kadar Menfaat İçin Virgül Gibi Eğilme!!!

::::::MOR VADİ'YE HOŞGELDİNİZ....UMARIM İYİ VAKİT GEÇİRİRSİNİZ::::::

::MOR MENÜ::
MOR KATEGORİLER
SON YORUMLAR
::MOR YAZILAR::
Mesaj Kutusu

ARAMA
Destekleyenler & Desteklediklerimiz

www.hit47.com /Otomatik Hit Sistemi

WebToplist.Net Genç Toplist | Pr:4 Toplist | Site Ekle |  Toplist | Link Ekle | Hit Kazandıran Toplist Siteni Ekle El-Forum Güzel Sözler Site Ekle

<- :: Sonraki Sayfa ->

1/7/2007

Tarihte Seçim Vaatleri

Seçim vaatleri denilince akla ilk olarak Süleyman Demirel'in ismi geliyor. 1991 seçimleri öncesinde ekonomiyi düzlüğe çıkarmak için 500 gün isteyen Demirel, herkese iki anahtar (ev ve araba) taahhüdünde bulundu. Demirel, insan hakları ve işkence konusunda ciddi sıkıntıların yaşandığı dönemde ise 'şeffaf karakol' sözü verdi. Bülent Ecevit'in ise yaklaşık yarım asrı bulan siyasi hayatında değişmeyen vaadi Köykent'lerdi. Ecevit, 57. hükümet döneminde pilot Köykent olarak kurduğu Ordu'nun Mesudiye ilçesini 2002 seçimlerinde AK Parti'ye kaptırdı.

Kapatılan Refah Partisi Genel Başkanı ve eski Başbakan Necmettin Erbakan, 12 Eylül'den önce halktan "5 bin tank üreteceğiz" diyerek oy istedi. 90'lardan sonraki 'Adil Düzen' sloganıyla oyunu katladı. Erbakan'ın vaatleri arasında "Her ile havaalanı, hızlı tren, Taksim'e cami" de yer aldı.

DYP eski lideri Tansu Çiller, "Her mahalleye bir milyoner." diyen Menderesvari bir vaatle siyaset dünyasına adım attı: "Her mahallede yüz trilyoner olacak." Bunu "Her köylüye traktör" sözü takip etti. Tansu Çiller, sadece 'yeşil kart'ı hayata geçirebildi. ANAP eski lideri Mesut Yılmaz ise 1999 seçimlerinde "Susurluk'u çözeceğiz" diyerek halktan oy istedi.

1999'da sandıktan ikinci parti olarak çıkan MHP de seçimler öncesinde iddialı projeler ortaya koydu. "Başörtüsü sorununu ürkekler değil, erkekler çözer." diyen Bahçeli, Antalya'dan milletvekili seçilen Nesrin Ünal'ı Meclis'te başörtüsünü çıkarması için ikna etti. Bahçeli, "Abdullah Öcalan'ı idam edeceğiz." sözünü de yerine getiremezken, idamı kaldıran yasaya imza atmak zorunda kaldı.

Kaynak:

 

 

 

29/6/2007

BİR ASKER ŞEHİT DÜŞTÜĞÜNDE, LAMBALARI SABAHA KADAR SÖNMEYEN PART

Fidan gibi delikanlıydı.
Cesur, mert, yakışıklı.
Bir kız sevdi, evlendi.
Düğünden bir gün önce kına gecesinde O’nun da eline kına yaktılar.
Çünkü birkaç gün sonra askere gidecekti.

Gül’üne doyamadan, cepheye koştu.
Vatan her şeyden değerliydi çünkü.
Eşine değil, annesine söyledi giderken;
“Ana dönemem belki, Gül’üm sana emanet. Soldurmayın, küstürmeyin” diye.
Anasının yüreğine bir taş oturdu o an.
“Oğlum” diyebildi sadece.
Sonra da gözyaşı sel oldu.

Askerdeyken anasını aradı.
Canı ne çektiyse söyledi.
Söyledi ama anası canının çektiklerini ona ulaştıramadı.
Küçük bir koliye koyup gönderdikleri bölüğe ulaşmadan, acı haberi geldi oğlunun.
Şehit anasıydı artık.
Gül’ü soldu, boynu bükük kaldı.
“Vatan sağolsun” dedi herkes.
Vatan sağolsun.

O’nun öldüğünü duyanlar, ellerini oğuşturmaya başladı hemen.
Çünkü canı, cananı vatana tercih eden şehitin cenazesi, siyasi emeller için malzeme yapılacaktı.
Şehit, uçakta memleketine doğru yol alırken, memleketinde de bir parti teşkilatının lambaları sabaha kadar sönmedi.
Yarınki cenazede hangi slogan atılacak, falanca nasıl yuhalanacak, parti bayrakları nasıl sallanacak diye strateji belirlediler.

Cenazede herkes gözyaşı dökerken, onlar bağırdılar da bağırdılar.
Camiden mezarlığa uzanan en kutsal yolu, miting meydanına çevirmek için ellerinden geleni yaptılar.
Vicdanları esir almaya çalıştılar.
Üç beş oy uğruna.
                karakutu

ANKET
MorVadi--Anket
22 Temmuz da hangi partiye oy vereceksiniz?
AKP
CHP
DP
GP
MHP
SP
Diğer
FİLMLER
GAZETELİK
::YAZARLAR::