5/7/2007
Cebrail (a.s.)'ın Hocası
Birgün Server-i Enbiyâ 's.a.v.' mescidde oturmuş idi. Cebrâîl aleyhisselâm geldi. Sultân-ı Enbiyâ, hazret-i Cebrâîl ile söyleşirdi. Eshâb-ı kirâm mescide gelip, Seyyid-i kâinâtı meşgûl görüp, bildiler ki, hazret-i Cebrâîl ile söyleşir. Sükût edip, oturdular. O sırada hazret-i Alî 'r.a.' içeri girip, selâm verip, yerine oturdu. Hazret-i Osmân 'r.a.' gelip, selâm verip, yerine oturdu. Sonra Ebû Bekr 'r.a.' gelip selâm verdikde, hazret-i Cebrâîl aleyhisselâm ayak üzerine kalkdı. Sultân-ı Enbiyâ hazretleri de ayak üzerine kalkdı. Eshâb-ı kirâm, Server-i kâinâtı ayak üzere kalkdığını görüp, hepsi ayağa kalkıp, hayret etdiler. Zîrâ Fahr-i âlem, Eshâb-ı güzînden kimseye ayak üzerine kalkmamışdır. Sonra bu husûsu, hazret-i Resûl-i ekremden sordular.
Buyurdular ki:
- Ebû Bekr-i Sıddîk mescide girip, selâm verdiği zemân, Cebrâîl aleyhisselâm Ebû Bekr-i Sıddîka ta'zîm için ayak üzerine kalkdı. Ben de ayak üzerine kalkdım. Sonra, yâ kardeşim Cebrâîl, Ebû Bekre ne için ta'zîm etdiniz, diye sordum.
Dedi ki:
- Yâ Resûlallah! Ebû Bekre ta'zîm bana vâcibdir. Zîrâ Ebû Bekr benim hocamdır. Ben sordum,
- Neden dolayı hocandır.
Cebrâîl aleyhisselâm dedi ki:
- Yâ Muhammed 'sallallahü aleyhi ve sellem'! Hak Sübhânehü ve teâlâ, Âdem aleyhisselâtü vesselâmı yaratdığı zemân, meleklere, hazret-i Âdeme secde ediniz, diye emr etdi. Benim hâtırıma geldi ki, secde etmiyeyim. Ben ondan efdalim. Zîrâ ki, o balçıkdan yaratılmışdır, dedim. Bunun üzerine olmağa niyyet eyledim. O zemân ki, Ebû Bekrin rûhu arş altında nûrdan bir köşk içinde idi. Köşkün kapısı açıldı, Ebû Bekrin rûhu çıkdı.
Bana dedi ki,
- Yâ Cebrâîl secde eyle. Sakın muhâlefet etme. Bunu üç kerre tekrârladı. Arkama üç kerre eliyle vurdu. O sırada kalbimden kibr ve enâniyyet ve inâd gitdi. Âdeme secde eyledim. Benden kibr ve enâniyyet, iblîse intikâl edip, Âdeme secde etmedi. Ebedî tard edilip, mel'ûn oldu ve ben de ebedî se'âdete kavuşdum. Yâ Muhammed 'sallallahü aleyhi ve sellem'! Ebû Bekr bu şeklde bana hoca olmuşdur, dedi.
Kaynak:
Menakıb-i Çihar Yar-i Güzin
Buyurdular ki:
- Ebû Bekr-i Sıddîk mescide girip, selâm verdiği zemân, Cebrâîl aleyhisselâm Ebû Bekr-i Sıddîka ta'zîm için ayak üzerine kalkdı. Ben de ayak üzerine kalkdım. Sonra, yâ kardeşim Cebrâîl, Ebû Bekre ne için ta'zîm etdiniz, diye sordum.
Dedi ki:
- Yâ Resûlallah! Ebû Bekre ta'zîm bana vâcibdir. Zîrâ Ebû Bekr benim hocamdır. Ben sordum,
- Neden dolayı hocandır.
Cebrâîl aleyhisselâm dedi ki:
- Yâ Muhammed 'sallallahü aleyhi ve sellem'! Hak Sübhânehü ve teâlâ, Âdem aleyhisselâtü vesselâmı yaratdığı zemân, meleklere, hazret-i Âdeme secde ediniz, diye emr etdi. Benim hâtırıma geldi ki, secde etmiyeyim. Ben ondan efdalim. Zîrâ ki, o balçıkdan yaratılmışdır, dedim. Bunun üzerine olmağa niyyet eyledim. O zemân ki, Ebû Bekrin rûhu arş altında nûrdan bir köşk içinde idi. Köşkün kapısı açıldı, Ebû Bekrin rûhu çıkdı.
Bana dedi ki,
- Yâ Cebrâîl secde eyle. Sakın muhâlefet etme. Bunu üç kerre tekrârladı. Arkama üç kerre eliyle vurdu. O sırada kalbimden kibr ve enâniyyet ve inâd gitdi. Âdeme secde eyledim. Benden kibr ve enâniyyet, iblîse intikâl edip, Âdeme secde etmedi. Ebedî tard edilip, mel'ûn oldu ve ben de ebedî se'âdete kavuşdum. Yâ Muhammed 'sallallahü aleyhi ve sellem'! Ebû Bekr bu şeklde bana hoca olmuşdur, dedi.
Kaynak:
Menakıb-i Çihar Yar-i Güzin





Konu: s a
Allah'im hidayeti nasip eyledikten sonra, kalbimizi iman üzerine sabit kil, kaydirma.
Allah'im senden sadece senin icin aglayan bir cift göz diliyorum hayırlı bir gün dileğiyle
Bağlantı »
Konu: s.a
Bu günlerin feyzi üzerinize, rahmeti geçmişinize, bereketi evinize, nuru ahiretimize, sıcaklığı yuvamıza dolsun. Kandiliniz mübarek olsun..
Bağlantı »
Konu: gönül dostuma..
Allah'ın Nimet, Rahmet Ve Mağfiretinin Müminlere Bol Bol İhsan Edildiği Gece Manasına Gelen Regaib Kandili'nde, Bir Yıllık Yaşantımızı, İbadetlerimizi Ve İyiliklerimizi İyi Düşünecek Ve Ona Göre Hayatımıza Çekidüzen Vererek Samimi Bir Teslimiyetle Nefis Muhasebesine Gireceğiz.
Bu Gece Hayırlı Bir Gece, Yüreklerimiz İbadetle Çarpsın, Gönüllerimiz Bir Olsun...
Kandiliniz Mübarek Olsun Gönül Dostum!
Dualarınızı Eksik Etmeyin...
Selam Sevgi Ve Dua İle...
Bağlantı »
Konu: MERHABA
Güzel bir blog olmuş, başarılarınızın devamını dilerim..
Saygılarımla.....
Bağlantı »
Konu: GÜZEL...
Güzel ve ilginç bir kıssa. Sevgilerimle. Ahmet ABASIKELEŞ
Bağlantı »
Konu: Selamün Aleyküm...
GÜL ÜLKESİNİN, BAHÇELERİNE GÜL KOKAN YOLLARDAN GİDİLİR.BU KOKUNUN UĞRUNA YARAP NE ÇİLELER ÇEKİLİR GÜL DİYARININ GÜL YÜZLÜ GÜZEL İNSANINA HAYIRLI CUMALAR DİLERİM...
SELAMELE....
Bağlantı »
Konu: Cumanız Mübarek Olsun..
Ey Rabbim! Sözlerin en güzeli hiç şüphesiz sana aittir. Bizim söylediklerimiz, söyleyeceklerimiz, söyleyemidiklerimiz, söylemek istediklerimiz, içimizde sakladıklarımız, suskun bıraktıklarımız, terk ettiklerimiz, unuttuklarımız, fısıldadıklarımız, hepsi, hepsi sözlerin hepsi, ancak Sana yöneldiği için güzeldir.
Şüphesiz duayı dilimize veren Sensin... Dilimizi, duaya çeviren Sensin. Sözlerin en güzeli Sana aittir. Ve sözlerin en güzeli Sana hitap etmekledir. Ey Rabbim! ebediyen bana yakınlığını tattırdığın için, bana, vahyettiğin tüm gerçekler için, beni, hayat denen bu sonsuz lezzet pınarının başına oturttuğun için, bildiğin tüm ayıplarımı örttüğün için, gördüğün tüm kusurlarımı bağışladığın için, umuduma katık ettiğim tüm hayallerim için, en sevgilini, bana elçi gönderdiğin için, ey sevgili beni aşkına muhatap ettiğin için, sonsuz hamd sana, sonsuz minnettarlık sana, sonsuz minnet sana, sonsuz şükür sana, sonsuz teşekkür sana...
Cumanız Mübarek Olsun gönül dostum dua ile...
Bağlantı »
Konu: S.A
Allah göklerin ve yerin nurudur. O'nun nuru içinde bir kandil bulunan bir oyma hücre misalidir. Kandil, bir sırça içindedir. Bu sırça sanki inciden bir yıldızdır; ne doğuya, ne de batıya nisbet edilen mübarek bir zeytin ağacından tutuşturulur. Onun yağı hemen hemen ateş dokunmasa bile ışık verir; nur üstüne nur! Allah, dilediğini kendi nuruna yöneltir ve insanlara birçok misaller verir. Allah, herşeyi bilendir. (Nur 35)
HAYIRLI CUMALAR..
Bağlantı »